"25 Kasım Uluslararası Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü"
Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadele için büyük riskleri, bazen hayatı pahasına göze alan kadınlarımıza selam olsun!
Dayanışma ruhumuzun, gücünün verdiği heyecanla tüm katılımcıları ve bize destek veren tüm dostlarımızı basınımızın değerli temsilcilerini sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü”dür. Biz kadınlar, bugün, kadına yönelik şiddete karşı mücadele ve dayanışma için buradayız
ü İster özel yaşamda meydana gelsin, isterse kamusal alanda olsun; kadınlara fiziksel-cinsel-ekonomik ve psikolojik acı ve ıstırap veren, cinsiyete dayalı her türlü hareketler ŞİDDETTİR.
ü Şiddet hareketleri ve tehditleri hangi alanda meydana gelirse gelsin, kadınlarda fiziksel-ruhsal-sosyal sonuçlar doğuracağı gibi, şiddet ortamında yetişen çocuklar üzerinde de olumsuz sonuçlar oluşturmaktadır.
ü Şiddetin türüne göre kadınlarda ÖLÜM ve organ yaralanmaları “geriye dönüşü olmayan sakatlıklar” depresyon, kişilik bozuklukları, madde bağımlılığı gibi bozukluklara neden olmaktadır.
ü Güven içinde yaşama ve kendini geliştirmesinin önünde engel oluşturan kadına yönelik şiddet, bir insan hakkı ihlalidir. Kadın hakları insan haklarıdır. Dünyanın dört bir tarafında on binlerce kadının, insan hakları ihlal edilmektedir.
ü Ülkemizdeki kadınların üç de biri aile içi şiddete uğramaktadır. Özellikle aile içi kadına yönelik şiddet, yaygınlığı ve çeşitliliği tam bilinmeyen, aile mahremiyetinin bir unsuru olarak gizlenmektedir.
ü ÇOMÜ’den Tanrıverdi ve Şıpkın’ın Çanakkale yerelinde yaptıkları çalışma sonuçlarına göre kadınların %81’i evlilik süresince en az bir kez eşi tarafından şiddete uğramaktadır. Şiddet gören kadınların %68 duygusal, %56,8’i cinsel, %47’si ekonomik, %43’yse fiziksel şiddete uğramıştır.
ü Kadına yönelik şiddet dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadın hareketleri tarafından gündeme getirilerek, pek çok kadının yaşadığı şiddeti gözler önüne sermiştir.
ü Biz kadınlar: kadına yönelik şiddet ve cinayetlere karşı artık yasta değil, mücadeledeyiz. Çanakkale’de barış kültürünü yapılaştırırken öncelikle kadına yönelik şiddetin her biçimine hayır diyoruz.
Sonuç olarak; şiddeti sonlandırmak için bütüncül bir işleyiş gereklidir.
ü Toplumsal cinsiyet ayrımcılığına karşı durmak, ortadan kaldırmak ve şiddet hareketlerinin kültürel ve sosyal manada onay görmesinin önüne geçilmelidir.
Bizler Çanakkale Kent Konseyi Kadın Meclisi olarak kadına yönelik şiddete karşı mücadelede, bu toplumsal sorunun çözümlerini yaratmak adına yapılan tüm çalışmalarda varız ve destekliyoruz.
Şiddetsiz ve onurlu bir yaşam için hep beraber olalım.
Kadın hareketine güç kattığınız ve verdiğiniz yürekli destek için teşekkür ediyoruz.