Basına ve kamuoyuna

20/12/2019 · Haberler
Basına ve kamuoyuna

26 Temmuz 2019 tarihinde başlayan Su ve Vicdan Nöbeti Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi’nin çağrısı ile Kent Konseyi’nde yapılan toplantı sonrasında karara bağlanmıştır. Toplantıda Çanakkale’de on yılları aşkın süredir çevre mücadelesinin içinde bulunan dernekler, odalar, sendikalar ve bireysel kişiler yer almıştır.

Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi kurulduğu günden bu yana metalik madencilikle mücadele etmiştir. Düzenlenen Atikhisar Kır Şenlikleri, Kazdağları çalıştayları, Çanakkale’nin çevre sorunlarına yönelik düzenlenen toplantı ve panellerde Kirazlı Maden İşletmesi ve Atikhisar Barajı’nı tehdit eden tüm madenlere ilişkin açıklamalarda bulunulmuş, raporlar düzenlenmiştir. Su ve Vicdan Nöbeti Çanakkale kent halkının bu mücadelede geldiği son noktadır. Kent halkının haklı sesini duyurabilmesinin başka bir yolu kalmamıştır. Düzenlenen nöbet amacına ulaşmış ve Çanakkale halkı haklı mücadelesini Dünya’ya duyurabilmiştir.

Kent Konseyleri katılımcılığı, değişiklikleri ve yenilikleri önceden fark ederek sonuç odaklı çalışma kültürünü benimser. Sürdürülebilir kalkınma anlayışına dayalı, çevreye duyarlı programları destekler. Bu nedenle Çanakkale kentini doğrudan etkileyecek olan Kirazlı’daki madencilik faaliyetine duyarsız kalması mümkün değildir. Kent Konseyimizin her dönem olduğu gibi bu dönem de Çevre Meclisi’miz yoğun bir çalışma ve kampanya yürütmüş, kentteki paydaşlarıyla mücadeleye devam etmiştir.

Ancak Kirazlı’daki şirketin işçi çıkarmaya yönelik açıklamalarından sonra Çevre Meclisimizi ve başkanımızı suçlayıcı ve hedef gösterici sosyal medya paylaşımları yapılmıştır. Konuya ilişkin olarak savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur. Kent Konseyi bünyesinde gönüllülük esası ile çalışan her bireyimizin bu şekilde hedef gösterilmesi kabul edilebilir değildir. Kent konseyi başkanı, yürütme kurulu, genel sekreteri, mahalle meclisleri ve tematik meclisler ile birlikte bir arada dayanışma içinde olduğumuzu, kent konseyinde görüşüp karar aldığımız iş ve işleyişlere ilişkin birimize zarar geldiğinde hepimizi karşılarında bulacaklarını iyi bilmeliler. Tehditler ve yıpratma politikalarını kesinlikle kabul etmiyoruz.

 

ÜST